13 Eylül 2015 Pazar

She Will Be Loved

 Onyargiya inanirim. Onyargilarim kesinlikle var ama onlara asinayim. Gecinip atlatabiliyoruz. Insanlari gorunusleriyle yargilarim ama yargilarim kesinligini korumaz. Yapilmali veya yapilmamali, size veya tanriniza kalmis. 

 Sadece, bazen, dogru olan nedir ve ne degildir karisir, girdaplasir. Dogru olan nasil gorunuldugu degil, uyumdur. Senkronizasyon belki. Hareketlerin uyumu. Ruhun uyumu ya da. O erkegin o kizin yaninda nasil durdugundan cok, ne kadar dogru durdugu ve ne kadar dogru hissettirdigidir onemli olan. Uyumlari. Birbirlerine karismis enerjileri. Yin ve yang. Her ikisinin yin ve yanglari. Bu sadece ikili iliskilerle kisitlanmamali; olunan yerle, yapilan isle, kacilmak istenen anla da ayni.. Peki dogrulugu nasil olcuyoruz, gecenin hangi saatinde bu isle ugrasmak gerekiyor, niye ugrasmak gerekiyor, ugrasmak gerekiyor mu, dogruluk zamanla asinabilir ya da sekteye ugrayabilir mi, ne, nasil, neden, nicin. ne zaman, nerede, hangi cehennemde.. 

 Kafamdaki her seye attigim minik kordugumlerle hem ileri hem geri yolumu bulurum sanarken daha da kayboldugumu fark etmemisim, onu ben hesap etmemisim. Kaybolmak ama bir seylerin azligi ya da yoklugundan cok, ayni anda bircok seyin birden fazla zamanda birden fazla an ve mekanin icinde bulunmak. Sadece geri gidiyormus hissetmek, bu yalnizca his mi gercek mi bilememek.. There must be more to life than this, more to life than rush. Ama hic huzuru bulabilecek mi ansizliginda, bazi uyudugu disinda? Tanri varsa, eger ki varsa, umarim iyi bir bahanesi vardir ve umarim o kiza yardim eder.

 Bu sarki bazi gunler icin saklanmalik. Yuzeyselligin sinirlarinin coktan asildigini bildiginde ama sen her saniye daha dibe battiginda dinlenmelik. The ocean is six miles deep. 

it's not always rainbows and butterflies it's compromise that moves us along

7 Eylül 2015 Pazartesi

Despair In the Departure Lounge

  Dunyanin butun denizleri mutsuzluk ve huzursuzlukla dolu olmali, hepsini deneyip hepsinde boguldugumu hissettigimden, biliyorum. Nasil mutlu olunuyordu? Ne yapiyorduk, nasil kendimizi karaya cikarmanin bi yolunu buluyorduk? Bunlar dogumumuzla gelen apriori miydi yoksa sonradan mi ogreniyorduk? Ogreniyor olmaliyiz ki ben hic basaramamisim. Ogreniyor olmaliyiz ki ben her kulacta biraz daha dibe battigimi hissediyorum bugunlerde. Nedense. Sarilmaya mi, en buyuk boy kahveye mi, 6 shot vodkaya mi ya da 2 hafta uyumaya mi ihtiyacim var bilmiyorum. Ama bir seylere cok ciddi bir sekilde ihtiyacim var. Sadece o 'seyler'in ismi cismi surekli degisiyor, surekli birinden digerine donusuyor cunku herhangi birinin hayalkirikligi yaratmadigi olmamis. Hayal kirikliklari tamamen beklentilerden denilse, ki denilir, beklentinin olusmasi icin her seyin basinda yasanmis, gorunmus minik de olsa verilmis ve vaad edilmis mutluluklar ya da insanin sahip olmadigi ve sozu gectiginde dusundugu ne varsa onlar gerekli degil mi? Yasadikca mahvetmedigimiz seyler var mi? Ever after sadece happily oldugunda mi basarisizliga ugruyor yoksa? Imgeler de mi zamanla asiniyor ki? Asla birakmak istemediginiz o kitap, kutsaliniz olan; belki bir bileklik, siki sikiya tutundugunuz, gitmesini istemediginiz ya da sadece bir fotograf, aslinda guzel bile olmayan ama her seyi anlatan.. Gecmisin gelecegin benim olsun derken bi anda kendini baslangic noktasina donmek icin yalvarirken bulmak ne kadar insanin basina gelir bilinmez. Dunyanin butun denizlerinin cinayet islemedigi kesin, cinayeti ustumuze orgulu bir battaniye gibi ortulerek isliyor alacali karanlik. Sicak ve guvenilir olduguna inadirarak. Sizi sarip sarmalayip guvende kilacagina inandirarak. Haliniz ve care veya caresizliginiz o alacakaranligin gun dogumu mu gun batimi mi olduguna gore degisiyor. Ve benim gunesim bir sekilde hic dogmadan surekli batmayi basarabiliyor.

 Postun sarkisi ne olmali diye dusunurken bugunun pazartesi oldugunu hatirlayip yeni discover weekly'me goz attim ve gordum. Siz kimsiniz ki bana bunu onermeye yuzunuz var dedim. Bu sarki cunku, gokkusagi kusan unicornlarin gozyasi sebebi. Ne yani iyice oleyim mi depresiflikten diye yakindim. Galiba cidden depresiflikten olmem lazim. Ya da ne bileyim kaybolursam daha iyi.


cause he isn't there to hold your hand, he won't be waiting for you when you land, it feels like he's just nowhere near

22 Ağustos 2015 Cumartesi

Fakat Muzeyyen

  Depresyonda dinlenecekler listesi yapabilirim, ayrilik sarkilari secmede kesinlikle iyiyim, sad songs for broken hearts konusunda cesitli tezler dahi yazabilirim. Mutsuzken verim yagdiriyorum. Mutlu olundugunda ne dinlenilir, guzel gunler icin ne yazilir, belki de en onemlisi, o'nun icin hangi sarki secilir; is bu noktaya geldiginde gercekten zorlaniyorum. O'nunsa en guclu yonlerinden biri bu, en sevdigim yonlerinden. Random hatirlamalariyla dunyami daha guzel bi hale getiriyor, playlistimizi de. O dunyami daha guzel bi hale getiriyor aslinda. Kendisi. Zamirlere bogmak.

  Hala emin degilim aslinda hangi sarkiyi secmem gerektiginde. Bikinisinde Astronomi? Smiths belki? Asleep veya There Is A Light That Never Goes Out cunku to die by your side is such a heavenly way to die. Cunku guzel her sey Smiths'le baslar. Ya da Something Stupid, and though it's just a line to you, for me it's true and never seemed so right before. Aslinda artik beni opmesi kucuk capli bi krize yol acmayacagina gore Let Me Kiss You da olabilir. En guzel ozeti icin All My Loving diyebilirim sonucta and then while i'm away i'll write home everyday kisminin hakkini fazlasiyla veriyorum. You Are My Sunshine niye olmasin hele ki please don't take my sunshine away derken? Baby, I'm Yours, until the stars fall from the sky, evet ama Arctic Monkeys olucaksa kesinlikle baska bir sey olmali. Mesela Suck It And See cunku be cruel to me cause i'm a fool for you hic bu kadar dogru olmamisti. Hype'a inananlar icin Falling In Love At A Coffee Shop ama bir klasik olmaliysa kesinlikle Wonderwall. En mutlu hali, kavusmaya 1 saat kalmis, gecmek bilmeyen 1 saat kalmis hali icin You Make My Dreams de olabilir? Soyluyorum ben cok zor oldugunu.. Benim en sevdigim, en trajik haliyleyse I Want You? Sarki sozlerinde onu buldugum asiri dozda ask iceren herhangi bi turde herhangi bi sarki olabilir ya da. Fakat Muzeyyen, en guzeli hepsi birden. Belki de evrenin butun sarkilari. Yazilmis veya yazilmamis. Cunku Bu Derin Bir Tutku.

3 Ağustos 2015 Pazartesi

New Kids On The Block: Son Feci Bisiklet

 Aslinda 'new kids' ne kadar dogru olur su an icin tartisilir ama herkesin diline taze albumleri Vesaire ile dustuler. Eski cok sevdigim bir arkadasimin da hayallerindeki adimlardan olan Be The Band'le seslerini yukseltmeye baslayan Son Feci Bisiklet'in vokal ve gitarinda Arda Kemirgent, bas gitarinda Ozan Ozgul, davulunda Can Surmen ve lead gitarinda Erkin Sagsen var. Ankara cikisli bir grup olmalarinin samimiyetini yeni nesil alternatif muziklerine birebir ve cok saf, temiz bir sekilde aktarabiliyorlar. Yormadan guzel tat birakan riffleri, alisik olmadigimiz hem Garip agzina sahip hem de Ikinci Yeni imgeselciligindeki sozleri, insanlarin hayatlarini bu denli net ozetlemeleri..

 Ben her sarkilarinin her nano saniyesine asik oldugum icin, bastan uyarmaliydim bu postun kesinlikle ve asiri dozda fandom icerecegini.. Album cikar cikmaz post yazamamamin sebebi, bahanesi bu hatta. Bir aydan fazla suredir her gun fazlaca dinleyip yiyip bitirip tukettim albumu. Birini cok sevdiginizde gozleriniz kararir, aslinda belki de en buyuk hatalarini goremezsiniz ya; veya bir seyi o kadar cok seversiniz ve betimlemeniz degil tarif etmeniz icin bile gerekli olan kelimeleri secemezsiniz, sizdeki etkileri anlatabilecek kelimler henuz sozlukte yoktur, abartmaksizin oyleydi bu album benim icin. Anlatabilecegimi dusunmedigim icin erteledikce erteledim. Evet, cunku sarki sozlerinde sapikca kendimi buldum, evet her sarkida biraz daha bipolarligin dibine vurdum. Cok uzun zamandir bu kadar etkilendigim bir album olmamisti. Albumle sevismelerime son veremiyorum malesef, kasidelerimden rahatsiz olani yazinin devamina goz dahi atmamaya davet ediyorum.

 Vesaire, Son Feci EP'nin devami hissini verirken aslinda citayi kimselere sezdirmeden yukseklere tasiyor bence. Bu Kiz ve I.K.O singlelarinin yarattigi beklentiyi hayli hayli karsiliyor album. Cok basit, cok gunluk kelimelerle 'Evet bu benim hayatim' diyebileceginiz kralliklar yaratan sarki sozleri, ayni zamanda insana alt metin aratiyor kendi garip dusuncelerinden. Sound asla fazla degil, hicbir enstrumanin tek bir nota fazla bastigini dusunmuyorsunuz. Her seyiyle yerli yerinde bir album, her seyiyle birlikte ve topyekun. Sarkilarin devamliligi albumu bir romani okuyormuscasina dinlemenizi sagliyor. Ben back vocallerin de hakkini vermek istiyorum bu arada, olmasaydiniz olmazdik. Alisik olmadigimiz ama cok uzun zamandir bunu bekliyorduk iste diye dusundugumuz vokalle uyum ubersonic (bknz aslinda boyle bir kelime yok.).

 Albume muhtemelen uzun zamandir biriktirdigim butun aski oluk oluk sacmis olabilirim ama fangirllugum daha cok sarkilarin yazildigi hatuna selam cakmalik. Umarim kendisine yazilan sarkilarla Turkiye'nin Alexa Chung'ligina oynadiginin farkindadir. Saygi duyuyorum, sapka cikariyorum. Ne yer, ne icer, bir gununu nasil gecirir merak ediyorum. Sanirim gruptan cok onunla tanismak isterdim.. Boyle birinin varligina eminligim bu denli mardy bum duygularin kesinlikle bu kiz tarafindan yasandigina eminligimden. Belki de cok yaniliyorum. Inanmak istedigime inaniyor da olabilirim. Bosverin.


 Tekliklerinden olan Bu Kiz, Bikinisinde Astronomi'den sonra en cok bilinen sarkilari. Viva La Vadi'den sonra albumdeki en upbeat sarki. Asik Turk genclerinin yeni anthemi.  Son Feci bu sarkiya gecince butun arkadaslarimin ayni anda delirerek eslik edislerine sahit oldum. Kulaktan fazlasina hitap ettiklerini dusunen bir ben degilsem demek..


  
Utopya ve Gece'yi birbirinden ayirmak istemiyorum aslinda. Utopya Gece'nin sonundaki hidden track olabilirmis gibi. Garip bi dusunce ama yine de dusununce bu iki sarkiyi birbiriyle cok 'birlikte' buluyorum ben. Gece albumu ilk tadisimdaki ilk crushim ama Utopya'nin yalniz benim degil bizim icin sadece bir sarki olmaktan cikisi ve iki youtube penceresini yan yana sigdiramamamdan mutevellit blogda Utopya kaliyor. Sozlerin buyusunu kenara birakmayi basarabilirseniz eger davul ozellikle dinlenmeye deger. Farkli denilmez belki ama lezzetli.


Sarkiyi daha ilk dinleyisinizden itibaren gitarin o onunuze dokulen ve belki de sarkiya asil buruklugu veren riffleri sonsuz loop sebebi. Sozlere girmiyorum bile, gelip beni oldurebilir ya da fesat dusuncelerimi.


Minik anarsistlikler, kucucuk otorite-iktidar giydirmeleri, macta hissettiren back vocaller, bir yolunda gitmeyen bu kucuk gezegenin isleri.. Sehirden kacmak istenilen zamanlarin sarkisi bu. Her seyden kacmak istenilen zamanlarin ya da. Road Trip Essential listesine basarili bir giris yapiyor 'icinde oldugumuz an' diye yankiyarak. 2.22 bazen cok da kisa bir sure olmayabilirmis.

27 Temmuz 2015 Pazartesi

Feels Like We Only Go Backwards

 Dusledigin, istedigin cok sey vardir; bu yolda cok karar almissindir ve artik her yeni dusun yeni bir karar anlamina gelir. Yapman gerekenleri listelersin, yapacaklarini postitlerle gorebilecegin her yere yapistirirsin, motivasyon notlari alirsin, kendine sozler verirsin.. Gercek su ki o sozler asla tutulmamaya verilir. Ya da en azindan benim sorunum bu. Etrafimda ve hatta cok yakinimda cok fazla ornek gormeme, daha iyisini yaparim dememe, bu aslinda hic de zor degil dememe ragmen hala bi seyler yok elimde. Surecin neresinde sorun oldugunu bilmiyorum. Bazen belki bende o cesaret, o yurek yoktur diyorum. Cok uzun olmayabilir, kimine gore coktan isim bitmistir veya bana gorundugu gibi 'bir omur'dur. 'Var olmanin dayanilmaz hafifligi'yle sonuclanmis sayica cok da bir sey yok elimde. Yine deli gibi karisti her sey. Konu karamsarlik oldugunda  beynim her kosesinden reklam firlayan dandik dizi siteleri gibi. I can't help. Aslinda anlatmaya calistigim, zorlandigim kadar basit. Dusundugun gibi olmaz, dusundugun gibi yapamazsin ve yine her sey onceki haline doner. Her seferinde. Bu da insanligin loopu olmali. ya da benim. O yuzden ki hayatima butun bir film boyunca loopta olacak soundtrack secseydim o kesinlikle bu sarki olurdu. En azindan su an oyle dusunuyorum.
 Alex'in en buyuleyici yani yazdiklari. Yazdiklarini takip eden de sesiyle ben bunlarin hepsini yasadim hissini insanin iliklerine kadar hissettirebilmesi. Bu adamin sarkilari cektigim huznumu burnumdan solutuyor bana. Depresiflikte benimle boy olcusebilir, gercekten, despair in the live lounge. Boyle kendi capimda minik referanslar yapmak, neyse. Belki de o yuzdendir coverin sarkinin orjinalinden daha iyi tinimasi. Ya da sadece Alex Turner olusudur. Much fangirlluk.


it feels like I only go backwards baby, every part of me says 'go ahead' / I got my hopes up again, oh no, not again/
 it feels like I only go backwards darling

6 Temmuz 2015 Pazartesi

I Want The World To Stop

  Durmadan dinlemek istiyorum. En sevdigim sarkilarin hepsini bagirarak ve buna gelecek feedbackleri dusunmeden soylemek istiyorum. Gunlerce yataktan cikmadan sevdigim seyleri tekrar tekrar izlemek istiyorum. Wes Anderson renklerine sahip her seyi izlemek. Istedigim her seyi okuyabilmek istiyorum. Fransizca ve Rusca okuyabilmek. Muzikle ilgili, edebiyatla ilgili, modayla ilgili, sanatla ilgili okumak istiyorum. Klasikleri ve postmodernistleri. Butun guzel dergiler elimden gecsin okurken notlar alayim istiyorum. Kutuphanem her gun hizla buyusun. Yazabilmek istiyorum. Gercekten dusunebildiklerimi aktarabilmek, okunmaya deger yazmak. Gunluk yazmak, mektup yazmak, bloga yazmak, dergilere yazmak.. Fotograf cekmek istiyorum. Analogla her turlu aksiyona girismek. Polaroid istiyorum. Sayfalari kaplamak istiyorum fotograflarla, sayfalarla duvarlari. Seyahat etmek istiyorum. Uzak ya da yakin. Tren yolculuklari, otobus yolculuklari, kaybolmalar, kesifler, haritalar istiyorum. Anlik ve plansiz gorebilecegim her yeri gormek. Bulduklarimla mutlu olmak. Konser ve festivallerin hicbirini kacirmamak istiyorum. Yillarimi festivallere gore kurmak. Parcalari birlestirmek istiyorum, styling. Tasarlamak istiyorum. Kucuk seyler ve buyuk seyler. Yaratmak.

  Varolussalligin bu denli dibine vurmusken ve gokyuzunden hayal secerken dinlenebilecek en guzel, en uygun, en seni anlayan grup Belle & Sebastian. Islerin birazdan fazla karistigini bilen ama umut isiginin bulutlarin arasindan sizacagina inanmani isteyen, gunlerini yatakta gecirmeni sorun etmeyen ama disarida guzel renklerin kaleydeskop mimarisini de gormen gerektigini soyleyen bir grup, delusional beauty.

Ilk paragrafa istersen bi de dunyayi durduralim ayari vermek icin.



give me the morning, give me the understanding, i'm wrapped in sheets of milky winter disorder

3 Temmuz 2015 Cuma

New Kids On The Block: Years & Years

  Londra gelenegi bozmayip yine, yeniden guzel muzige ev sahipligi yapiyor. Bu seferki kiracilari ise etkisi simdiden dunya capinda gorulen (duyulan mi desek?) Years & Years. Frontmani God Help The Girl'de kalplerimizi burkmus olan Olly Alexander, onu dusta sarki soylerken duyup gruba alan bassist Mikey Goldsworthy ve synth soundlariyla medar-i iftiharimiz Emre Turkmen'den olusan bir trio. Electro esintileriyle bezenmis synth pop olarak ele alabilecegimiz muzikleri simdiden onlara  BBC Sound of 2015'i kazandirmaya yetecek kadar basarili. Years & Years, genc kizlarin gonlunu fethettigi gibi, seneye festival sahnelerini de fethedecege benziyor. Gunumuz genclik anthemlerinin bas taci olan synth'in de katkilariyla  simdiden milyonlarca kez dinlenen singlelarinin yer aldigi Communion adli albumleri icin geri sayim basladi. 10 Temmuz'a kadar singlelariyla atistirmak isteyenler icin kendi favorilerimi listeliyorum. Ayrica umuyorum ki Olly'nin instagramindaki platin saclar sadece bir sakadir.. Umuyorum..



Youtube'da en cok izlenmis video klipleri olan King'in Spotify'daki dinlenme sayisi 103 milyonu coktan asmis durumda. Dile dolanan nakarati, cok farkli olmayan ama akilda kalan ritmiyle guzel bir synth pop ornegi. Sevmeyip Turkce Pop'a benziyor diyen de var tabi ama biz seviyoruz..



Video'da Years&Years'a Emily Browning eslik ediyor. Sarkinin bir de unplugged versiyonu var ki bence asil o tadindan yenmiyor.



90 hitlerinden esinlenilmis bu sarki bence en catchy olanlari.



Diger singlelardan farkli olarak temposu daha dusuk olan Breathe, yine de kalp kiriklari icinde dans ettirebilecek bir sarki. And yes, when love hurts it wont work, maybe we need some time alone, we need to let it breathe..

24 Haziran 2015 Çarşamba

Cigarette Daydreams

  Bildigim her seyi unuttum sanirim. Neyin nasil olacagina karar veremedigim gibi bir turlu, neyi nasil yazmam gerektigini de bilmiyorum. Insan ne yasiyor olursa olsun zamanin gecmeye devam ediyor olmasi sinir bozucu geliyor bir yandan da. Ya hemen bitsin ya da bu kadar cektirmesin. Herhangi bir sey hissetme ihtiyacimi neyse ki zamani sinir bozucu bularak gecistirebiliyorum. If we could find a reason, a reason to change. Mesela sacimi kestirmek icin gerekli olan. Gerci Tenenbaums yeterli olmali. Sigara bazi ellerde cok bohem olabiliyor.





you can drive all night, looking for the answers in the pouring rain, you wanna find peace of mind, looking for the answer