1 Temmuz 2016 Cuma

Ates Edecek Misin?

 Bugun eskiden yazmayi ne kadar sevdigimi hatirladim, Carrie Bradshaw'un bize ogrettikleriyle ilgili bir Vogue postunu gorunce. Ben de yazmak istiyordum. Sonra yine geldigim yer ile gelmek istedigim yer arasindaki mesafenin bir matematik probleminden fazlasi oldugunu fark ettim ve kizdim. Kendime de kizdim. Ben de sadece konusulan ama hic gerceklesmeyen devrimler gibiyim. Bi yerlerde var hata. Ankara'yi ozledim. Izmir'i de ozlerim. Oldugum yerler disinda her yeri ozlerim ben. En temel sorun o olabilir. Ha bir de yola ciktigin zaman hangi kopruyu sectin? Boyle olunca yazacak bir sey de bulamiyorum aslinda. Satirlari ozlemisim sadece. Cok seyi ozlemek niye ki? Bilmem ki. Yaninda olmak varken hep arkanda kosmaktandir belki. Bi de bir sehri terk ederken sen nasil gidiyorsun hep merak etmisimdir. Bazen de ev dedigimiz yerlerin degistigini fark ederiz, cicege su verdin mi diye aramak hep ondan baska ne olabilir ki. Ne kadar dogru ne kadar yanlis ne kadar guzel ne kadar hatali bilinmez benim ev dedigim yer Kizilay'a biraz uzak bi yerde bir oda olmus. Ne kadar kacmaya calissam da. Ne kadar uzak tutulmaya calisilsam da. O yuzden ben mi oleyim yoksa ates edecek misin?