3 Aralık 2016 Cumartesi

Hepinize El Salladim

 Yaklasik 3 ay once, Ankara'nin tum cirkinligini kustugu bir kanalizasyonuymus gibi davranan ASTI'de kosustururken 'ben daha cok gecerim bu sene burdan' diye dusunecek vaktim olmustu, Istanbul'a gidiyordum. Sonra bir gun Safranbolu'ya gidebilmek icin gectim ASTI'den, garip bir tanidikligi vardi. 'Ustunden cok zaman gecmemis gibi' diye dusunmustum, gecmemisti de zaten. Kisacik bir sure sonra Eskisehir'e giden en erken otobuse binmisken camdan vedalastik, ben kendime demistim dedim. Eve donmek ne kadar sayilir bilmiyorum;  ama baskalari bile, ki bir de senin icin onemlilerse, 'senin artik evin yok' diyorsa.. Bugun yine o yorgun, cok kez tekrarlanmis ama her tekrari yeni bir keyif veren dejavuda buldum kendimi. Tanidik bir yer olusuydu belki son duragin o kadar heyecanli kilmayan ama huzurunu yasatan. Bu sene cok yerde yeni dis fircalari aldim, cok yerde yeni dis fircalari kullandim ve orada biraktim. Ne kadar yorgun olsam da her yeni gunden, hala bi' yerlere bilet aramakla geciyor gunlerimin bir kismi. 

 Ait olmanin huzuru ozlense de, ait olmamanin rahatligi cokuyor bir zaman gecince insanin ustune. Yolun ve yolculugun devam edecegini bilmek hayata ve olan her seye ragmen 'nasilsa devam edecegini' bilmek o gunesi her sabahin korunde dogarken karsilamana yardimci oluyor. Cunku zor zamanlar olur, nasil cikarsan icinden omurgan oyle sekillenir. 

 Dönüp arkama baktigimda hepinize el sallamak benim yukumu ve acimi hafifleten, kiriklarimi saran. Ben daha cok gecerim ASTI'den. 



bazen cennetin yeri bazen cehennemin dibi evim gibi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder