15 Mayıs 2017 Pazartesi

Me Gustas Tu

 Bir sehir beni o kadar guzel etkiledi ki, belki hayatim henuz degismedi, ama o sehrin biraktigi her iz dondugumdeki her gunumu daha guzel kildi. La Rambla'da 35'lik uclu cava almis sonra yer yon aramadan oylece arka sokaklarinda gezerken bir kutuphanenin bahcesine cikmistim. Daha once bu kadar buyulendigimi dusunmuyorum. Ortada muhtesem tatli bir cesme, ona uzanan yolun iki kenarinda turunc agaclari ve turunclara vuran gunun batarkenki son isiklari. 21 yilimdayim, henuz az da olsa tecrubelerim, o denli guzel, o denli masum, saf ve romantik bir yerde bulunmadim daha once. Kaldigim yere dondukten sonra tanidigim herkese anlattim nasil buyulendigimi. Boyle bir guzellige karsi nasil sessiz kalabilirsiniz, nasil o guzel yeri hayatinizin merkezi yapmazsiniz. İcimdeki iflah olmaz hayalperest ve romantik butun devrelerimi ele aldi, "burada evlilik teklifi almak masal gibi olurdu" diye dusundum. Iki gun sonra yasadigim olaylar silsilesi beni hic bilmedigim iki insanla daha once olabileceginden habersiz oldugum bir sokak partisine surukledi. Bira almak icin girdigimiz bar los isiklarin altinda ickilerini yudumlayip sokaktan gelen muzigi bastirarak konusan insanlarla doluydu. Nasil gorundugunu cok da onemsiyormus havasi vermeyen barin giris kapisinin hemen karsisindaki kirisi gordum sonra. Bir cok duvar saati vardi, hepsi ayni saati mi gosteriyordu yoksa hepsi farkli miydi su an hic hatirlamiyorum, hatirlayamayacak kadar cok sarabi coktan icmistim. Hatirladigim ve gereksiz bir sekilde beni mutlu eden, saatlerin altinda "qué horas son mi corazon?" yazisi. Her seyi okumaya calisan ben ve yine duydugu bircok sarkiyi dilini bilmese de hatirlayabilen ben sarabin da etkisiyle kendimi kaybettim bilmenin mutlulugunda. Sonra etraftaki insanlara anlamini sorduk. "What time is it, my heart?(my love)" diye cevirdiler. Biralari alip sokaga ciktik ve calan butun Manu Chao sarkilarinda yorulana kadar dans ettik. Simdi hatirladigim her detayinda ozlemden delirirken Me Gustas Tu yine hayatimin en garip beklenmedik anlarindan birinde karsima cikti. Benim bildigim ispanyolca qué horas son mi corazon'a yetiyor dedim. Sozlerine bakiyorum da, sevdigim her seyden manikligime kadar her turlu ozelligimi yansitiyor. Insani yerinde tutmayacak ritmi de cabasi. Nakaratta fransizca olmasi? Je suis perdu diye gezen de birebir bendim cunku.

 Iki gunde bir gunes, deniz ve palmiyelerin mutlulukla bir ilgisi oldugunu konusurken, icim bu kadar gunes isiklariyla dolmusken, Ankara'da turunc agaclarinin ozlemini cekiyorken cok uzun zamandir yazmadigimi fark ettim. Qué voy a hacer? Je ne sais pas. 

 Gunesi seviyorum, seni seviyorum, seyahat etmeyi seviyorum, seni seviyorum, palmiyeleri seviyorum, seni seviyorum, turunc agaclarini seviyorum, seni seviyorum, Barcelona'yi seviyorum, seni seviyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder